Daha iyi hissetmek, mutlu ve huzurlu bir hayat için…

Yaşamında etkisinden çıkamadığın, değiştirmek istediğin halde yapamadığın bir çok konuyu bilinçaltının yönettiğinin farkında mısın?

* Depresyon ve mutsuzluklar:

Yaşanılan olayların ve travmaların etkisinden çıkamama, hayata dair isteksizlik…

* Potansiyelini kullanamama:

Özgüvensizlik, yetersizlik, değersizlik duyguları

* İlişki sorunları:

İlişkide değer görmeme, yetersiz hissettirilme, kaybetme, terk edilme, aldatılma korkuları, doyumsuz ilişkiler,kıskançlık, güvensizlik…

* Geçmişe dair üzüntüler:

Pişmanlıklar, suçluluk duyguları, kendini ve başkalarını affedememe

* Geleceğe dair endişeler:

Güvensizlik, korku ve kaygılar..

* Fobiler, korkular:

Yükseklik, uçak, asansör, kedi, köpek, su, doktor, iğne, deniz, araç kullanma…

* Kilo sorunları

Kilo verememe, alamama, duygusal açlık, tıkanıklıklar…

* Bolluk, Bereket sorunları

İşlerde hakkını alamama, ortaklarla yaşanılan sorunlar, sürekli parasal kayıplar…

* Başkalarına, kendine öfke:

Bastırılan duygular, geçmişin birikimi

* Korku ve kaygılar:

Kaybetme, terk edilme, özgüvensizlik, yalnızlık, hastalık, kötü bir şey olacak kaygıları…Günde ortalama 60 bin düşünce üretiriz. Bunların %90’ını negatiftir. Düşünce enerjisi saniyenin 1/70 inde 40 bin km (saniyede 2 milyon 800 bin km hızla) gidiyor… Bilinçaltı zihin, bilinçli zihinden 30 bin kat daha güçlüdür. Bilinçaltımızdan açığa çıkanları yaşıyoruz.

Yaşamımızın neredeyse %90’ı bilinçaltının yönetiminde geçip gitmektedir… Bilinçaltımız hayatımızı yönetiyorsa bu kayıtlar nereden geliyor?

– Genetik kayıtlarla DNA mıza kaydedilen korku, kıskançlık, yetersizlik vs. gibi atalarımızdan gelen veriler…

– Anne rahminde doğum anına kadar annemizin bize yükledikleri…

– Doğum anından itibaren çevrenin beyin dalgalarının beynimizde yaptığı açılımlar…

– Ailemizden gelenler, çocuklukta yaşanılan travmalar..

– Yaşadığımız toplumla oluşan şartlanmalarımız…

– Okuduklarımız, izlediklerimiz ve çevremizden bizi etkileyen ve alıp zihne kaydedilen değerler.

Yeniden sağlıklı ilişkiler kurmak, başarısızlıkların üstesinden gelmek, istediğimiz değişimi başlatmak için önce geçmişte bizi etkileyen kayıtların farkında olmak gerekir. Bilinçaltımızdaki kodları değiştirmedikçe korkularımızla hayatımıza benzer olayları çekmeye devam ederiz. İçsel Dönüşüm ile geçmişteki acıları ve gelecekteki kaygıları dönüştürdüğünde daha mutlu, huzurlu ve rahat bir hayat yaşaman mümkün.

İçsel Dönüşüm Sisteminin içeriği nedir?

İçsel Dönüşüm Sistemde 4 temel nokta var: koçluk görüşmeleri, duygu odaklı, bilinçaltı çalışmalar, özel meditasyonlar, adınıza ve hayatınıza özel telkin CD’leri.

İçsel dönüşüm sistemi, şimdi yaşadıklarınızı bütünsel açıdan ele alır. Önce sorununuz koçluk görüşmeleri ve bilinçli farkındalıkla  detaylı bir şekilde değerlendirilir ve hayatınızda yapmak istediğiniz değişim üzerine bir yol haritası çıkartılır. Daha sonra yapmak istediğiniz konularda  engel olduğunu düşündüğünüz duygu ve bilinçaltı kodlar üzerinde size uygun yöntemlerle çalışmalara başlanır. Her sorun ve çözüm kişiye özeldir. Duygu odaklı çalışmalar, travma temizliği, regresyon ve Nlp gibi dünyada uygulanan başarılı tekniklerle rahatsız eden düşünce ve duygular  dönüştürülerek geçmişte oluşan kayıtların etkileri değiştirilir. Bu çalışmalardan sonra geçmişte çok etkilendiğiniz bir olaya daha nötr bakarsınız. Bilimsel olarak faydaları kanıtlanmış meditasyonlarla biriken negatif enerjiyi boşaltma, zihinsel, fiziksel enerjiyi dönüştürme, konsantrasyonu arttırma, özünüzdeki güçle bağlantı kurmayı öğrenirsiniz. Görüşmelerde olmasını istediğiniz yeni size özel olarak hazırlanan telkinleri dinledikçe beyinde yeni nöron bağlantıları gerçekleştir ve kendinizle ilgili yeni gerçekliğiniz oluşur.

Sorunları bilinçaltı düzeyde çözmek neden önemli?

Hayata bakışınızı, bilinçaltınızın dilini kullanarak yeniden programlayabileceğimiz bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Bilimsel araştırmalara göre davranış ve kararlarımızın %95’i bilinçaltımızdaki verilere (duygulara) dayanır. Korkuların, özgüven eksikliğinin, karamsarlığın, ilişki problemlerinin, mutsuzluğun aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamanın nedeni bilinçaltındaki kayıtlardır. Duygularınızı dönüştürüp, bilinçaltındaki imgeleri değiştirmedikçe kararlarımız da etkisi altında kaldığınız kayıtlara göre olacaktır.

Bilinçaltımız bir bilgisayarın harddiskine benzer. Bilinçli zihnimiz de bilgisayarın ekranı gibidir.  Harddiske yani bilinçaltımıza hangi programı yüklersek ekranımızda yani bilinçli zihnimizde onu seyrederiz. Hayatta gördüğümüz, düşündüğümüz tüm bilgiler bilinçaltımızda depolanır. İnsan zihnini yüksek kapasiteye sahip bir bilgisayar gibi düşündüğümüzde, onu nasıl programlayacağımızı bilerek uygun programları yüklediğimizde ekrandan beklediğimiz görüntüyü seyrederiz.

Bilinçaltınızı dönüştürmek için en uygun zaman, uykuyla uyanıklık arası zamandır. Bu da uykudan hemen önce ve sonradır. Bunun sebebi beynin bu durumlarda alfa frekansında bulunmasıdır. Bu durumda rahatlama ve derin sükunet vardır. Zihni programlamanın en etkin zamanı bu anlardadır. Size özel hazırlanan telkinler bu noktada katkı sağlar.

Bilinçaltı çalışmaları nasıl yapılıyor?

Geçmişte yaşanılanların hayatımızı etkilemesinin nedeni zihnimizdeki imgeler ve biriken duygulardır. Hayatımızda tekrar eden ve olumsuz etkileyen duyguları çıkartıp, dönüştürürsek yaşanılanların etkisinden çıkmak kolaylaşır. Regresyon seansları ile küçük yaşlarda oluşan kök duygulara gidilerek rahatsız eden durumlardan çıkış için adım atılır. NLP ile zihindeki imgeleri değiştirildiğinde, olayların etkisi de değişir. Bilinçaltı düzeyde yapılan çalışmalarda, zihin alfa- teta arası bir frekansa getirilerek fiziksel ve zihinsel olarak rahatlama sağlanır, ardından bilinçaltında sizi etkileyen duygu ve olaylara gidilir.  O zamanki duygu ve düşüncelerinizi fark edersiniz, birikmişliklerinizi boşalttığınızda açılan yeni yere olmak istediğiniz duygular yüklenirken ve farklı bakış açıları kazanırsınız. Tüm bu çalışmalar sırasında bilinciniz yerindedir, o duruma dair hislerinizi rahatça ifade edersiniz.

Her insan yaşadığı olaya farklı duygusal tepkiler verir. Kimi başına gelen bir olayı büyük üzüntü duygusuyla yaşarken kimi çok fazla o duyguyla özdeşleşmez. Bir kişi kendisine yöneltilen eleştirileri sakince karşılarken, başka biri buna çok büyük bir tepki gösterebilir. Bunun sebebi, yaşananların daha önceki kayıtlı duyguları tetiklemiş olmasında yatar.

Bilinçaltınızda çözülmemiş her olay bedeninizde de kayıtlıdır.  Toplum içinde kendini rahat ifade edemeyen birine bu duyguyu bedeninin neresinde hissettiğini sorduğumuzda herkeste farklı yerler, farklı yaşanmışlıklar çıkar. İnsan korktuğunda, üzüldüğünde, suçlandığında nefes alış verişi değişir ve yaşamış olduğu duygu bedenine kaydolur. Sahneye çıktığında midesi ağrıyan, boğazı düğümlenen, eli ayağı dolaşan kişiler görmüşsünüzdür. Bu gibi durumlar o duyguyla yüzleşip, bedendeki birikmişliğin dışarı atılmasıyla değiştirilebilir.

Sorunu çözmek için, hayatınızı etkileyen duygunun kaynağına yolculuk yapılır. Örneğin, kaybetme korkusu olan birinin bu korkusu, hatırladığı bir olayda olduğu gibi çocukluğunda belki de şu an net hatırlamadığı bir olayda gizli olabilir. O korku duygusunu aktifleştirdiğimizde o an’lar zihinde açılmaya başlar. Zihin ve bedende kayıtlı olan duyguları boşalttıkça, o olayın etkisi geçtiği gibi sonrasında o duygu tetiklenmez. Kısır döngülerden de bu şekilde çıkmak mümkündür. İçsel Dönüşümle birlikte değişim yaşayan çalıştıklarımdan gelen bir kaç geri bildirim:

Muhasebeci- (38 yaş)- İstanbul

Benim de birkaç cümlem olsun, olsun ki birileri kendini arıyorsa onlara cesaret versin.. “kendimi”, “ben” i arıyordumm heryerde ve sizin bir yazınız çıktı karşıma sonra sayfanızda buldum kendimi ve hemen yazdım.. sonrada o ses işte.. başladık ..
Ne anlatacağımı bile bilmeden ama susmadan konuştum sanki, sanki yıllardır biriken zehri atmak için bekledim bu sesi ben.. yıllardır kaybolan belki de hiç olmayan bir “ben” vardı ve bu bedende hapsolmuştu sanki.. hep başkaları için yaşayan onların mutluluğu için çalışan didinen kısır bir döngüde çırpınan görevli bir robot misali.. çevresi kalabalık ama kendisi yalnız.. bastırılmış duyguların girdabında yok olan bir benlik.. artık hapsolduğu yerden çıkmak için derisini yırtan bir “ben”..
Sihirli değnekti sanki istediğim biri beni bu bunalmışlıktan alsın mutlu, huzurlu, gülen biri yapsın istiyordum.. kendi kararlarını veren, işinde – ilişkilerinde dimdik, değerini bilen, seven – sevilen bir benn istiyordum.. ama telkinler meditasyonlar hiçbir zaman ilgim dahilinde olmamış hayal bile kuramayan biri için yapılması, inanması zor uygulamalar alanlardı.. hem o sihirli değneği istiyordum hem de yaptığımın doğru olup olmadığı tereddüdü içindeydim araştırdım biraz meditasyonun inancıma ters düşüp düşmediğini vs her şeye takıldım önce.. ama o sese güvendim ben.. inandım ..
Zorlandım ama teslimiyet lazım ki o sıkışan duygular çıksın girdaptan.. kimseyle paylaşmadığım o cümleler döküldükçe rahatladım belki de.. seanslarda ağlamaktan içim çıktı.. geçmişteki o küçük “ben” nasıl mahzundu, sımsıkı sarılıp önce ondan özür diledim, önce onu sevdim.. meğer insan sevmeye önce kendinden başlarmış.. Bırakıp atamadığım o kötü duygular için o an gonca hanımın “BUNUN BİZE Bİ FAYDASI VARMI? BIRAKALIM OZAMAN” değişiyle uyandım belki de.. evet değnek misali tak diye değişmiyor her şey ama öyle bir uyanış ki geç bile kalsam iyi ki uyandım.. Siz hiç aynada kendinize gülümseyip hayran hayran baktınız mı? Evden çıktığınızda havanın bile varlığını hissettiniz mi? ben ağaçların kaç çeşit yeşili olduğunu, kuşların sesi arasında uyuklayan köpeklerin, kedilerin ve sabahın huzurunu görmek için sabahın 5 inde yürüyüşe çıkarak ölü toprağını attım önce .. yaşıyormuşum meğer görerek duyarak koklayarak hissederek.. ben neler kaçırdım yıllarca bunları da görüyorum tabi ki.. görünce üzülüp yakınmadım, asla değişmez bu fikir dediğim zinciri kırıp kendi kararlarımı aldım.. kendim için adımlar atıyorum ve bunun kukla misali yaşayan biri için ne demek olduğunu kimse bilemez.. değişimlerin hızı tabi ki çabamızla da ilgili ama ben bu kadar kısa sürede birçok şeyi aştığımın farkındalığını yaşıyorum.. her şeye kızan o kötü olumsuz düşünen kişi gitti her şeyden öte.. ses yükselse sıkışan kalbim, titreyen ellerim o kadar sakin ki artık korkmak yerine sakin kalıp sakinleştirmeyi öğrendim.. değişen daha neler neler.. kukla omuzlarındaki onca yükle öldü, hayat gemisinin dümeni bende artık.. Uyanış başladı sevgiyle istediğim yöne yolculuk…
Bana bu farkındalığı sağlayan, geç artık dümene diye düğmeye basan, bana “beni” hatırlatan, farkındalık veren gonca hanım emeğiniz için çok çookk teşekkür ediyorum..

Otel İşletmecisi- (39 yaş)-  İzmir

Aylarca bir bataklığın içine girmişçesine gece gündüz çırpındığım ve çaresini antidepresan ile çözmeye çalıştığım bir anda Gonca Hanım ‘ın Facebook sayfasında geçmişin izlerinin geleceği nasıl şekillendireceğini anlatan bir yazısını gördüm ve kurtulmam gereken bu zor durum için kendisine ulaştım. Yaşadığım sıkıntı ; olmaması gereken bir kişiye aşık olduğumu zannetmemdi. Gonca hanımla daha ilk konuşmamızda bana bilinçaltımı kendim yönlendirdiğim ve bunu düzeltebileceğim oldu.. Şu cümlesi benim için hayatımın başlangıcı oldu : “bilinçaltındaki sana engel olan canavarını besleme, aç bırak yok olsun!” bu cümlesi beni inanılmaz etkiledi ve beklemediğim kadar çok hızlı düzeldiğimi hissettim.. İkinci konu ise beni geçmişe götürdüğü o anlar! Asla inanmazdım.. Başkası anlatsa uydurma derdim.. Onun sayesinde, geçmişimde hep üzgün gördüğüm ben şu an mutlulukla bakıyor etrafına.. En şaşırdığım an ise ; benden meditasyon esnasında bir kişiyi affetmemi istedi ve affettim onu.. İnanamadığım şey , o kişiye gönderdiğim enerji kısa sürede bana döndü. Size söyleyeceğim tek şey Gonca Hanım ‘ın mesleğini gerçekten hakkıyla yaptığıdır.. Beni bir bataklığın içinden elini uzatarak çıkardığını düşünüyorum.. Yardıma ihtiyacınız olduğunda kendisine mutlaka ulaşın ve çözülemeyecek hiçbir sorun olmadığını ondan öğrenin..
Gonca Hanım.. İyi ki bu hayat sizi karşıma çıkardı yoksa kendi kendime geleceğimi planlarımı mahvedecektim…herşey için binlerce kez teşekkürler 🙏 (telefonla seans aldı)

Hüseyin Arukan- Gemi Makina Mühendisi (26 yaş)- Ankara

Gonca Hanımla hayatımın kötü giden bir evresinde tanıştım. İşimle ve ailemle ilgili sorunlarım vardı bir çıkış noktası ararken kendimi web sitesinde buldum ve samimiyetini hissedip hiç yapmayacağım şekilde direkt iletişime geçtim. Kendisini sihirli bir değnek olarak değil de, içimdeki gücü açığa çıkarmaya ve özdeğerimi, farkındalığımı arttırmaya vesile olan bir aracı olarak görüyorum. Seanslar bu konuda gerçekten çok faydalı oldu.

En çok hoşuma giden ve dikkatimi çeken noktalardan biri de karşı tarafı asla bir müşteri yerine koymaması. Yani süre bitti haydi bir sonraki seansta görüşürüz değil de o seansta çalışılan konunun tam olarak temizlenmesine önem veren bir insan. (telefonla seans aldı)

 

Meryem Doğan – Öğretmen (32 yaş) – İstanbul 

Merhaba Gonca Hanım,

Sizinle yaptığımız çalışmalardan sonraki gelişmeleri yazacaktım. Öncelikle hayata bakış açımın değiştiğini , daha pozitif  bir bakış açısı edindiğimi söyleyebilirim.  Daha mutlu ve çevrem  tarafından daha sevilen bir insanım. Daha kolay iletişim kurabiliyorum ve olan her şeyi kendi üzerime alınmıyorum bilinç altımın değişmesinden kaynaklı sanıyorum rüyalarım bile değişmeye başladı. Para konusunda yaptığımız çalışmadan sonra, okulda yapmak için başvuru yaptığım bir çalışmanın onayını aldım . Bu benim için ektra para demek tabi.ki

Ve en önemlisi paramın bereketlenmesi sanırım, Bankada hala harcayamadığım param var.

Şimdilik bu kadar, gelişmeler oldukça yazacağım  sevgiyle kalın. (Kasım 2017)

Meryem Doğan – Öğretmen (33 yaş) – İstanbul (aynı kişi çalışmadan 1 yıl sonra)

Çalışmalarımızdan bir yıl sonra Meryem Hanım içinden gelerek Instagramdan yazmış, onayıyla gönderdiğini paylaşıyorum. Onunla 8 seans telefon üzerinden çalışmıştık. Soranlar için evet; çalışmalarımız sizlerin de inanç ve gayretiyle kalıcı sonuçlar getiriyor.

“Gonca Hanım Merhaba, sizinle çalışmamızın üzerinden tam bir yıl geçti. Bu bir yıla dönüp baktığımda çok değişim yaşadığımı görüyorum. Kendimle barıştım, kendi değerimin farkındayım özgüvenim yükseldi, pozitif düşünen, neşeli, yüksek enerjili bir insana dönüştüm. Kendim olmaktan ve kendimle olmaktan mutluluk duyuyorum. Daha önce ben yapamam diye hiç gitmediğim bir kursa gidiyorum ve inanılmaz derecede eğleniyorum. Mutlu olduğum insanlarla birlikte oluyorum ve mutlu olduğum şeyler yapıyorum. İnsanlarla olan ilişkilerim ve iletişimim iyi yönde değişti. Kendimi seviyorum, kendime değer veriyorum ve saygı duyuyorum en önemlisi de artık başkalarının ne dediğini ne düşündüğünü umursamıyorum ve karşıdaki kişilerin yaptıklarını kişisel algılamıyorum bu konuda kendimi suçlamıyorum.

Daha alacak çok yolum var biliyorum ama bundan sonraki yolculuğun daha keyifli olacağına inanıyorum.
Size çok teşekkür ediyorum

Sevgiyle kalın iyi geceler ” (Ekim 2018) (telefonla seans aldı)

 

Sağlık Memuru – (32 yaş) – İzmir 

Sizinle ilk çalışma için talepte bulunduğumda hayatımın çıkmaz sokakları keskin virajlarında patinaj çeken bir araba gibiydim, sizin dediğiniz bir cümle vardı sürekli sen değiş dünyan değişsin nasıl ya diyordum nasıl yani ben niye değişeyim ki benim neyim var ki bana haksızlık yapılıyor ben üzülüyorum ben niye değişeyim de üzen değişmesin ve sonra çalışmaya başladık sorulan sorularda bile tahammül edemediğim durumlarla yüzleşmek zorunda kaldım aslında ne kadarda benim algımmış ne kadarda benden kaynaklı olaylarmış ben öyle düşünmedikçe ben o noktadan bakmadıkça ben öyle hissetmedikçe olaylar ne kadar farklı ilerlermiş.

ve evet ben değiştim dünyam değişti.

Sokaklar temizlendi virajlar son buldu artık hayatım çiçekli sokaklarda ilerliyor sevdiğim değer verdiğim aşık olduğum adamla sonunda ilişkimiz evliliğe taşınıyor.

kaldı ki imkansızın imkansızı gözüküyordu herkesçe en önce bizim algımızca

ve evet hayat her an değişebilir, değişime direndikçe hayata savaş açtığımızın farkına varalım yeter ki. Değişen her şey bize fayda olsun diye değişiyor bize zorluk olsun diye değil, direnmeyi bırakıp sakin kalmayı öğrenmek diyelim.

yazılarınızı okurken ki içselleştirmeler boşuna değilmiş.

İyi ki yolumuz kesişmiş. (telefonla seans aldı)

 Özlem A.- Öğretmen (28 yaş) – İstanbul

Ben 28 yaşında öğretmenim. Bir evlilik yaşadım ve büyük travmalarla evliliğim bitti. Çok kötü süreçlerden geçerken bir gün artık vazgeçmek üzereydim ve son bir çıkış yolu arıyorken Facebookta gonca hanımın gönderileri gözüme çarptı ve bir anda onları okurken buldum kendimi. Her şeyin farkındaydım ama işin içinden çıkamıyordum. Mesaj attım ve ertesi gün bana bizzat kendisi dönüş yaptı. Sesindeki samimiyet ve yakınlık bana güven verdi ve konuşmaya başladık. Bana özel telkin dosyaları ve meditasyon gönderdi. Her gün attığı mesajlarla yalnız olmadığımı hissettirdi. Ve gün geçtikçe güçlendiğimi farkettim. Artık her yeni günün güzelliğini hissedebiliyorum. Kendimi değiştirince dünyanın da değişmiş olduğunu gördüm. Bilinçaltımdaki korkuları, öfkeyi, değersizlik duygusunu seanslarla çalışarak yüzleşmemi ve serbest bırakmayı sağladık. Geçmişimle barışmam için bana yardımcı oldu. Aslında yaşadığımız her şey bilinçaltımızdaki bizimle alakalıymış. Ve birkaç gündür rüyamda eski eşimle yüzleşirken buldum kendimi. Bağ kesme çalışması gönderdi bana seanslarımız bittiği halde. Derken ertesi gün eski eşim mesaj attı ve azap içinde olduğunu söyledi ve ilahi adaletin tecelli ettiğini de görmüş olduk. Çalışmaların hemen ardından bunları yaşamam beni hayrete düşürdü gerçekten. Bu kadar etkili olacağını düşünmüyordum ama bizzat şahit oldum. Ben gerçekten çok teşekkür ediyorum güzel bir vesilesiniz. Yakınlığından ve samimiyetinden ötürü minnettarım. (telefonla seans aldı)

 

Hatice Akyol- Sigortacı (41 yaş)-Burdur

Sizi Facebook tan yazılarınızdan takip ederken tanıdım. Uzun zaman sadece yazılarınız takip ettim okudum. Bazen aramak istedim amannn dedim buda kişisel gelişimci o kadar çok var ki hepsi de aynı şeylerden bahsediyorlar ne olacak ki dedim aramaktan vazgeçtim.

Fakat bir gün o kadar kötü durumdaydım ki arayayım dedim ne kaybederim çok olur biraz param gider dedim. Ama iyi ki de aramışım. Sesinizdeki güven verici ton sizinle irtibatta kalmamı söyledi. Bana özel hazırladığınız cd ler çok işime yaradı. Kendimi daha iyi hissediyor hayattan zevk alabiliyorum.

Sihirli bir değnek gelip tüm olumsuzlukları yok etmesini, zengin olmayı, aradığı sevgiyi bulmayı kim istemez ama böyle bir değnek yok maalesef ama sihirli değneğin tamamen düşüncelerimi değiştirmek olduğunu öğrendim.

Elbette ki yine de hayatımda olumsuzluklar olmuyor değil ancak sizin söylemleriniz ve cd ler sayesinde bu olumsuzları hayatımın renkleri olarak değerlendiriyor ve çok kısa sürede mutlu ve huzurlu olma yoluna girebiliyorum.

Hoşuma giden başka bir olay ise hiç tanımadığım bir insanın bana ne kadar yakın olduğu biliyorum ki telefonun ucunda beni dinleyecek birisi var ve bu çok hoş. İyi ki varsınız, iyi ki sizi tanımışım. Her şey için teşekkür ederim. Sevgiyle kalın. (telefonla seans aldı)

B – Bankacı – (32 yaş) – İstanbul

Gonca ile karşılaşmam aslında bana hiçbir şeyin tesadüf olmadığını gösterdi. Tam ihtiyacım olan o içten ve rahatlatıcı danışmanım karşımdaydı :)) Erkek arkadaşım hiç hak etmediğim bir şekilde benden ayrılmıştı. İçimde fırtınalar kopuyor, oldukça öfkeli ve isyankar bir haldeydim. Gonca ile karşılaştığımız 3 seans ve sonrasındaki telkinleriyle oldukça rahatlamıştım. Geçmişimdeki tüm kırgınlıklarımla da yüzleşmiştim. Kendime ve iç dünyama telkinleriyle daha çok vakit ayırmaya başladım. Zihnimi dinlendirip kendimi iyi hissetmeye başladığımda belki de bir mucize gerçekleşti ve erkek arkadaşım aylar sonra benimle tekrar birlikte olmak istediğini söyledi. Evlenme teklif etti. Şimdi evlilik arifesindeyim ve geçmişin kötü anılarını hafızamdan sildim. Gonca’ya kötü günlerimde yanımda olduğu için çok teşekkür ediyorum. Sevgiler B. (yüz yüze seans aldı)

Devamı için-  http://goncakubat.com/danisanlardan-gelenler/

Her kişinin yaşadığı ve hissettiği kendine özel olduğundan çalışmalar kişinin sorununa ve içinde bulunduğu psikolojik yapıya göre gerçekleştirilir. 

İyi bir terapide duygularla bağlantı kurmak esastır. Duyguları bastırmak yerine, kılavuz olarak görmek, bilinçaltında değiştirilmesi istenen durumları değiştirmede avantaj sağlar. Bakış açınız değişince duygularınız da değişir.

Regresyon; kişilere, duygularını fark etme ve sebeplerini çözerek duyguyu boşaltma imkanı sağlar. Duygusal yük gidince algı açılır. Bilinç ve bilinçaltı uyumlu bir şekilde çalışır. NLP ile zihninizdeki olumsuz etki bırakan imgeler iyi hissettirenlerle değiştirilir.

Duyguları dönüştürdüğümüzde, zihindeki imgeleri yenileriyle değiştirdiğimizde, artık o olayı düşündüğünüzde bilinçaltı yeni duygu ve imgeler bağladığımız filmi getirmeye başlar. Bu uygulama ile, sizi yıllardan beri rahatsız eden olayların etkilerini değiştirmek mümkün.

Beynimizin imgeler yoluyla iyileşme konusunda muhteşem bir kapasitesi var. Eski travmalarımızın duygularını değiştiren imaj ve hislerle, geçmişe farklı bakmak mümkün. Yeni deneyime ilişkin duyguları hissetmeye bağlı olarak, serotonin-dopamin gibi nörotransmitterlerle iyi hissetmeyi sağlayan hormonlar da harekete geçer.

Taşlı, çalılarla kaplı bir tarlaya en iyi tohumları atsan da istediğin çiçekli güzel bahçeyi göremezsin. Bunun için toprağın önceden hazırlanıp, zararlı otların temizlenmesi gerekir. Önce zihindeki olumsuz kalıplar çıkartılıp (travma çalışması), dönüştürülür ve ardından istediğiniz yeni programların (telkinler) yüklenmesi sağlanır.

Meditasyon yapmak ne kazandırır?

Bilimsel olarak meditasyonun fiziksel, ruhsal ve duygusal dengelenme için en güvenli ve basit yol bir yol olduğu kanıtlamıştır. Meditasyonun faydaları binlerce yıldır bilinmekte ve uygulanmaktadır. İnsanlar duygularını yaşayıp, ifade edemediklerinde depresyona girebilir. Depresyon bir nevi bastırılmış öfkeden kaynaklanır. Bakış açısını değiştirmeyi, içindeki enerjiyi dönüştürmeyi başaran kişiler travmatik olayların etkisinden daha hızlı çıkar. Pek çok doktor stres bağlantılı hastalıklarda meditasyon önermektedir. Meditasyon an’da kalmayı ve bizi etkileyen olayların etkisinden daha kolay çıkabilmeyi sağlar. Meditasyon derin bir seviyede rahatlama ve odaklanma sağlar, düşüncelerin kontrolüne yardımcı olur, serotonin seviyesini arttırır.

Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış meditasyonlarla geçmişe dair tüm öfkeleriniz, etkisinden çıkmak istediğiniz acılarınız, kendinizi ifade ederken yaşadığınız tutukluklar ve farkında olduğunuz veya olmadığınız diğer tüm negatif duygularınızı da adım adım dönüştürebileceksiniz.

Özünüzdeki gücü fark ettiğinizde mutluluğu dışarıda aramak yerine içinizde olduğunu anlarsınız.

Telkin CD’leri ne işe yarıyor?

İçsel Dönüşüm Sisteminde hayatta gerçekleştirmeyi planladıklarınız ve kendiniz üzerinde yapmak istediğiniz değişikliklerle ilgili tamamen size özel bir telkin CD’si hazırlanır. Bilinçaltı gerçek ve imgeyi birbirinden ayırmaz. Telkinlerle dinledikleriniz bilinçaltınıza kaydolur, beyinde nöronlar arası bağlantı oluşmaya başlar. (Travma çalışmasıyla toprak (zihin) hazır hale getirilip, özel telkinlerle istediğiniz tohumlar ekilir. Böylece bahçenizdeki sağlıklı yeni filizlerin çıkışı gerçekleşir.)

Bilim adamları insanın bir şeyi zihninde canlandırdığında, beynin bazı bölgelerinin harekete geçtiğini keşfettiler. Mesela bir bedensel hareket beyinde canlandırıldığı zaman sanki gerçekten o hareket yapılıyormuş gibi beyin hücreleri arasında geçişler yapılıyor. Beyindeki geçiş yerleri zaten oluşturulmuş olduğu için o hareket, gerçekte yapılırken daha kolay hale geliyor. Aslında; zihnimiz gerçek ile imgelemeyi ayırt edemiyor. Bu da gösteriyor ki; hepimizde aslında var olan imgeleme yeteneğimizi kullanarak yaşamımızı kolaylaştırabiliriz. Telkin CD’leri bu noktada büyük fayda sağlar.

Telkinlerin  etkisinin tam olması için ilk koşul gevşemiş beden ve rahatlamış zihindir. Bunun için en uygun zaman gece uyumadan önce ve sabah yataktan kalkmadan hemen önceki zihnin alfa frekansında olduğu anlardır. CD’de buna uygun müzik ve talimatlar bulunmaktadır.  Telkin CD’sinde yer alan kayıtları duyarsınız, bu kayıtlar bilinçaltınızın kayıt koşullarına uygun ve olumlu bir şekilde sizinle yaptığımız görüşmelerde sizin kullandığınız kelime ve cümleleri de içerir. Telkin CD’leri NLP ve Switch teknikleriyle bilinçaltı çalışma esasına uygun olarak hazırlanır.

Bilinçaltı karar alırken sık sık tekrarlanan sürekli davranış ve sözlere öncelik verir. Bilincin aksine bilinçaltı zayıftır. Tekrarlanan görüntüleri, sözleri ve imgeleri kabul eder. Bilinç farkında olmasa da bilinçaltı tekrarlanan görüntü ve imgelere öncelik verir ve onları unutmaz. Gerekli kararları alırken bu verilere göre alırız. Bu noktada telkinler çok etkilidir.

Belirli sürelerde tekrarlanan davranışlar bir alışkanlık halini alır. Her bir davranışın alışkanlık haline gelmesi için geçen süre farklıdır. Genellikle 21 günde değişim denilse de bu çalışılan konuya göre farklılaşır. Sabah uyanınca su içme alışkanlığı için 7 gün devamlılık yeterli gelirken, daha önce yapmadığımız farklı bir işe alışmaksa 180 gün olabiliyor. Son yapılan araştırmalar bir alışkanlığın kazanılması için ortalama sürenin 66 gün olduğunu göstermektedir. Beyinde yeni oluşan nöral yollar tekrarlarla ve odaklanmayla güçlenir. Tabi, ki bu süreci içsel motivasyonla daha da hızlandırmak mümkündür.

İnsan zihnini yüksek kapasiteye sahip bir bilgisayar gibi düşündüğümüzde, onu nasıl programlayacağımızı bilerek uygun programları yüklediğimizde ekrandan beklediğimiz görüntüyü seyrederiz.

Hepimizin özümüzde çok büyük bir potansiyeli var. Özümüzdeki  güçle ne kadar bağlantıda olursak kendimizi o kadar mutlu, huzurlu ve güçlü hissedebiliriz.

Yeniden sağlıklı ilişkiler kurmak, başarısızlıkların üstesinden gelmek, istediğimiz değişimi başlatmak için önce geçmişte bizi etkileyen olayların etkisinden kurtulmamız gerekir. Frekansımızı, bilinçaltımızdaki kodları değiştirmediğimiz sürece korkularımızla hayatımıza benzer olayları çekmeye devam ederiz. Yapılan çalışmalarla geçmiş ve gelecekteki kaygıları dönüştürmeyi başardığınızda daha mutlu, huzurlu ve rahat bir hayat yaşamanız mümkün.

Hayatınızdan keyif almanın, mutlu hissetmenin bedeli sizce nedir? Geçmişinizin etkisinden, endişelerinizden kurtulmak için neler yapardınız?

Değişmezseniz ödeyeceğiniz bedel ne olur? Hayatta nelerden yoksun kalacaksınız? İçinde bulunduğunuz durum size zihnen, duygusal olarak, fiziksel, finansal ve ruhsal olarak nelere mal oluyor? Bu değişimi şimdi gerçekleştirmezseniz uzun vadede neler kaybedersiniz? Ertelemenin maliyeti, adım atmanın maliyetinden fazlaysa adım atmanın zamanı gelmiş demektir.

Tabi ki; huzurun, yaşamdan alınan tatların, kendini değerli hissetmenin, keyifli bir ilişkinin, mutlu bir yuvanın değerine paha biçilemez.

Size uygun olanı bulmak için birçok eğitime giderek zaman ve para harcamak yerine birebir size ve sorununuza uygun özel çalışmalarla garantili bir değişime katılmak ister misiniz?

En değerli şeye; kendinize yatırım yapın. Siz kendinizi iyi hissettiğinizde maddi ve manevi durumunuz da doğrusal olarak iyiye gider.

Üstelik evinizin konforunda (telefonda) bile uygulanabilecek içsel dönüşüm çalışmalarıyla istediğiniz yönde değişimi başlatabilirsiniz.

İçsel Dönüşüm Sistemi, kişinin özündeki gücü fark etmesini ve içinde bulunduğu durumlara kendisinin çözüm bulmasını sağlar.

Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu’da uygulanan Türk kültürüne uyarlanmış özel ve bilimsel etkinliği kanıtlanmış yöntemlerle yıllardır üzerinden gelemediğiniz sorunlarınızın etkisinden kurtulmanız mümkün.

Bu çalışmalara yoğun emek ve zaman harcayacağım için, sınırlı sayıda başvuru kabul edebiliyorum.

İçsel Dönüşüm Sistemiyle, içinizde doğuştan var olan gücü aktive ederek, minimum zamanda, size özel çalışmalarla hayatınızın en büyük dönüşümüne başlamaya hazır mısınız? Bundan sonra koşullarınızın kurbanı olmak yerine, hayatınızın mimarı olarak yaşamınıza devam edebileceksiniz. Ertelerseniz hayatınızı ertelemiş olursunuz ve belki de bu programdan yararlanmak için sınırlı kontenjan  dolmuş olabilir.

Bu sistem, nerede yaşıyor olursanız olun, bilinçaltının çalışma prensiplerine uygun bir şekilde öncelikle bilimsel yöntemlerle fayda sağlayan bir çalışma modeline sahiptir. Ücretsiz bir ön görüşme ile durumunuzu anlatıp, size özel uygulamalarla değişimi nasıl gerçekleştireceğinizi öğrenin.

Sizi bunaltan sıkıntıları artık daha fazla yaşamamak ve özünüzde var olan gücü harekete geçirip mutlu bir hayata adım atmak için Hemen Başvurun!

Adınız, Soyadınız

Telefon Numaranız (Başına 0 koyarak ve boşluk bırakmadan girin)

E-posta Adresiniz

Doğum Yılınız

Yaşadığınız Şehir

Probleminizden kısaca bahsedin

 

Bakış değişince Akış da Değişir. (goncakubat.com)

 

error: Content is protected !!