Çaresizlik Duygularını Dönüştürmek

Hemen herkesin kendini çaresiz hissettiği dönemler olmuştur. İşyerinde haksızlığa maruz kaldığında, istediği ilişkiyi yaşayamadığında, sevgilisi/eşi tarafından terk edildiğinde, ihanete uğradığını düşündüğünde, defalarca deneyip kilo veremediğinde, kurduğu iş battığında, borç yükü altında ezildiğinde, istediği şeyleri yapamadığında, aile ile yaşanılan sorunlarda, kariyerle ilgili tıkanıklıklarda…

Çaresizlik, insanın istediğine ulaşamadığında ya da elindekini kaybettiğini düşündüğü anlarda ortaya çıkan bir duygudur. İnsan istediğine ulaşmak için çabalar ancak olmayınca da yaşadığı hayal kırıklıkları çaresizliğe dönüşür. Elindekini kaybettiğini düşünmek de bir şeylere fazla tutunmaktan olur. Hayatta hiçbir şeyin sahibi değiliz aslında. Bazı şeylere de kabul vermek vermeyi bilmek gerekir. Ama neyi kabullenip hangi konuda adım atacağını bilmek de bilgelik gerektiren bir konudur.

Bir yandan da çaresizlik öğrenilen bir duygudur. Bu konularda Seligman ve Maier  1960’larda köpekler üzerinde deneyler yapmışlar. İki farklı kafese yerleştirilen köpeklere zemine yerleştirilmiş bir düzenekle elektrik veriliyor. Kafeslerden birinde köpeklerin basarak elektrik şokunu durdurabilecekleri bir düğme bulunmaktadır ve bir süre sonra köpekler bunu fark edip, düğmeye basarak şoku kesmeyi öğrendiler. Ancak diğer kafesteki düğmeye basıldığında elektrik şoku kesilmediğinden köpekler düğmeye basmayı keserek çaresizliği deneyimlediler. Daha sonra köpekler şok durdurma düğmesi olmayan bir kafese kapatılıyor; bu kez kafesin çitleri köpeklerin kaçmasına uygun bir şekilde alçaltılmış vaziyette. Yine elektrik şoku veriliyor. Kafesteki elektrik şokundan düğmeye basarak kurtulan köpekler bu sefer de çitten atlayarak kendini kurtarıyor, fakat daha önce çaresizliği deneyimlemiş olan köpekler elektrik şokuna karşı bir şey yapmıyorlar.

Seligman, teorisini şöyle özetledi: “Ne zaman ki bir kişi, yaptığı şeyin küçük de olsa fark yaratamayacağına kendini ısrarla inandırırsa, çaresiz hissedecek ve hiçbir şey yapmamayı tercih edecektir.”

Çocukken üstesinden gelinemeyen olaylardan sonra, elektrik şokunu kontrol edemeyen grup gibi, insan da bir süre sonra çare aramayı bırakacaktır. Küçükken olaylar karşısında kontrolümüz az olduğu için büyüyünce de zihin buna inanmayı sürdürür. Çocukluğunda arkadaşlarıyla kıyaslanan, sıklıkla eleştirilen biri büyüdüğünde yaşadığı ilişkilerde de buna dair içten içe oluşan inancıyla kendini yetersiz hisseder. “Ben ne yaparsam yapayım yetmiyorum.” Öğretmenleri veya arkadaşları tarafından başarısız olarak görüldüğünü, kendini ifade edemediğini düşünen kişi belki de iş hayatında yöneticisi ve mesai arkadaşları arasında benzer hisleri yaşayacaktır. Sosyal fobi, topluluk önünde konuşma kaygıları da çaresizlik duygusunu tetikleyebilir.

Çaresizliğin derinlerinde korku, utanç, acı, üzüntü, öfke, suçluluk, yetersizlik gibi duyguların olması muhtemel. Çaresizlik hissinden arınmak için derinlerde olan duyguyu bulmak ve onu da çözmek anlık çözümden daha fazla ve kalıcı yarar sağlar. Eşiyle ilişkisinde çaresizlik yaşayan bir danışanım çocukken anne babasının evliliğindeki sorunlardan kendini suçlu hissettiği duygusunu fark edip o çocuğun duygularını boşalttı ve onu rahatlattı.

Tüm aşağı çeken duygular dönüştürülebilir, yeter ki kendimizi kendimize açmaya açık olalım. Seanslarımızda en büyük değişimleri kendisiyle yüzleşerek, duygularına izin verip, yaşayıp dönüştürenler yaşıyor. Kilo vermekte çaresiz kaldığını düşünen danışanlarımız sağlıklı ve kalıcı bir şekilde ideal bedenlerine ulaştılar. İşyerinde sorun yaşayanların sorun yaşadığı kişiler ya artık çevresinde değil, ya da onlar kendilerini daha iyi hissettiği bir bölüme geçti. İmkansız sandığı ilişki, kişi için uygun hale dönüştü. Bu bazen duyguları dönüştürerek özgürleşme, bazen de yolları birleştirme şeklinde oldu.

Çaresizlik yaşanılan durumlarda adım atılmazsa sonu umutsuzluk ve depresyona varır, bazılarını intihara kadar sürükler. Bazı insanlar da çaresiz hissettikçe alkol, sigara veya sakinleştirici ilaçlarla kendini rahatlatacağını düşünür. Oysa bu yöntemler sorunu çözmeye yaramadığı gibi sağlık için de tehlike oluşturur. Her sorun içinde çözümü de barındırır. Yapılması gereken farklı bakış açılarıyla görmek ve kendine temas eden noktayı dönüştürmeyi öğrenmektir. Durumun içindeyken insan bütün resmi göremediği için bu noktada, kendine yüklenerek çaresizlik hissinde boğulmak yerine destek almaya da açık olmalıdır. Olaylara farklı bakabilme, zihni yönetme becerisi kazanıldığında; insanın enerjisi ve verdiği tepkiler de değişir, bu da çözüme giden yolları açar. Özel ilişkilerden, arkadaş, aile ve iş ilişkilerine kadar her konunun mesajı vardır, kendisiyle yüzleşip dönüştürenler bu konuları daha rahat aşmanın yollarını buluyorlar.

*Gonca Kubat

 

Çaresiz hissettiğin konularda farklı yollar bulmak, ağırlık eden düşüncelerden özgürleşmek için içsel dönüşüm koçluk programları hakkında bilgi almak için başvuru formunu doldurabilirsin.

Adınız, Soyadınız

Telefon Numaranız (Başına 0 koyarak ve boşluk bırakmadan girin)

E-posta Adresiniz

Doğum Yılınız

Yaşadığınız Şehir

Probleminizden kısaca bahsedin

İçsel Dönüşüm Terapisti Gonca Kubat sizi problemlerinizden kurtulmaya ve hayatınıza pozitif bir yön vermeye davet ediyor. Gonca Kubat'tan Bireysel Seans alarak tüm sorunlarınızdan hızlıca kurtulmak için buraya tıklayın.

error: Content is protected !!