Bir travma her bir kişiyi farklı etkileyebilir, bu da kişiye özel yaklaşım ve ona özgü yöntemler bulmayı gerektirir.

Bir travma herkeste farklı etki bırakabilir. Yaşanılan olay aynı olsa bile biri kolayca atlatabilirken bir başkası yaşadığı yoğun duyguların etkisinden çıkamayabilir. Bu duyguların anlatılmaya, anlaşılmaya ihtiyacı vardır. Onları bastırmak, görmezden gelmek yok saymaz. Elbette kişiye göre de tetiklenen duygular da farklılık gösterebilir.

Psikolojiye göre beklenmedik bir şekilde gerçekleşen, günlük rutini bozan, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar travmadır. İnsanın hayatına, vücut bütünlüğüne, hayati ihtiyaçlarına, sevdiklerine, inanç sistemine yönelik tehdit içeren her olay ve durum travmatiktir. Psikolojik travma bir defada olan saldırı, şiddet, ameliyat, ölüm, ayrılık, ihanet, doğal afetler, haksız suçlanma, taciz, kaza ve benzeri olaylarla olduğu gibi; ihmal, duygusal istismar, çatışmalı ilişkiler, çaresiz kalma, aşağılanma, hastalıklar, uzun süreli yoksunluklar gibi kronik ve tekrarlayan deneyimlerle de olmaktadır.

Travmayı olaydan ziyade insanın üzerinde bıraktığı etki üzerinden değerlendirmek önemlidir. Kimi ağır bir travmanın üstesinden gelebilirken, kimi duyduğu bir sözün etkisinden yıllarca çıkamaz.

Travmaya karşı hissedilenler; kişinin geçmişte yaşadıkları, mizacı, olaylara bakışı, cinsiyeti, dünyayı algılayışı, inançları, yetiştiği çevre ve içinde bulunduğu duygu durumuna göre farklılık gösterir. Mesela ilişkide sözsel şiddetin yaşandığı bir durumda bazıları acı, üzüntü, hayal kırıklığı, öfke, çaresizlik, haksızlığa uğramışlık, değersizlik gibi duygular hissederken, bazıları bu durumun üstesinden gelecek davranışlarda bulunup, özgüven, cesaret, içsel gücü harekete geçirme, kontrol, kararlılık gibi duygularını tetikleyebilir.İkili ilişkide yaşanılan bir çatışma, erken yaşlarda ebeveynler tarafından maruz kalınan bir durumu anımsatabilir. Sadece yaşanılan bir olayın üzerinden gitmek, travmayı aşma konusunda herkes için genel geçer çözüm sağlamaz. Kişi ilişkide yaşanılan bir çatışma sorunuyla gelebilir ancak sadece o olay ve duygu üzerinden bakmak sorunu çözmek için yeterli gelmeyebilir. “Partnerim beni değersiz hissettiriyor?” diye gelen birinin hikayesinin başlangıcı vardır. Kişi geçmişte hangi değersiz hissettiği durumları, ilişkileri yaşamış? Onlara verdiği tepkiler ne olmuş? Hayatında kendine ne kadar değer vermiş? Erken yaşlarda benzer duyguları yaşayıp, tepki veremediği durumlarda ne hissetmiş? Travmayı bir hikaye gibi düşünürsek, her hikayenin giriş kısmı vardır, bugünkü anlatılan travma, gelişme bölümüdür. Gelişme bölümü çoğunlukla giriş bölümünden bağımsız değildir. Hikayenin sonuç bölümü ise kahramanın bundan sonraki olaya bakışı ve tepkileri ile şekillenir.

Travmanın etkisi kişiye göre değişiyorsa, konu üzerinde çalışmak da kişiye özel olmalıdır. İçsel dönüşüm sistemi kişiye özel program oluşturur. Koçluk görüşmeleri kişinin kendini ve yaşadıklarını ifade ettiği, buna göre ona özgü bir yol haritasının hazırlandığı başlangıçtır. Bu süreçte kişi kendisinde ortaya çıkarmak istediği özelliklerini aktifleştirmek için ona özel hazırlanmış telkin kayıtlarını dinler, böylece zihnine gelecekteki olmak istediği halinin tohumlarını eker. Bunun yanında bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış meditasyonlarla fazlalıklarını bırakırken, enerjisini dengeler. Ancak bazı kişilerin zihni çok dolu olduğundan telkinlere ya odaklanamaz, ya da zihni onları kabul etmez. Bu durumda zihindeki doluluğu boşaltmak gerekiyor. Geçmişin etkisinden, geleceğin kaygısından özgürleşmek önemli. Bununla beraber her yöntem herkeste işe yaramaz, çalışmanın kişinin dinamiklerine uygun olması çözülmeyi kolaylaştırır. Kimi bilinç düzeyinde yapılan analizlerle, bilinçli farkındalıkla travmanın etkisinden çıkarken, kimi bilinçaltı, duygu odaklı terapilerle rahatlar. Bilinçaltı çalışmalarda da farklı yöntemler uygulanır. Burada da kişiye ve travmaya özgü yöntemleri bulmak çalışmanın başarısını etkiler.

Örnek olarak biri, yakını tarafından uğradığı haksızlık duygusunu anlatıp rahatlayabilir. Başka biri bu yaşadıklarını bedeninde, midesinde yoğun olarak hissediyor olabilir. Bu durumda o duyguyu bedeninde sıkıştığı yerden çıkartan duygu boşaltma teknikleri uygulanır. Yine bu tekniklerin etkileri de kişiye göre farklıdır. Çeşitlendirmek daha iyi gelebilir. Bazen de regresyon gibi araçlarla o haksızlığa uğramışlık duygusunun bu derecede tetiklenmesine sebep olan bu duygunun ilk hissedildiği olayı bulup oradan özgürleşmek gerekebilir. Başa gelecek bir durumu önceden bilmek de travmatik etkiyi azalttığından bir takım olaylarda bilinçaltı düzeyde; bilinçli ve farkında olarak olay tekrar izlenir, böylece korkunun içinden daha rahat geçilir. Kişinin travmayı yaşayan kendine destek vermesi sağlanır. Bir başkasında Nlp gibi yöntemlerle zihindeki resim ve kişi üzerinde etki değiştirilir. Bilinçaltındaki duygu ve resmi değiştirmek, olaylara yeni imgeler ve müzikler bağlamak, dramatik durumu komik hale getirmek de rahatlatıcı bir çözüm olabilmektedir. En güzeli de travma iyileştirme programını kişiyle tasarlamaktır. Bu insanın kendisini, düşünce yapısını, bilinçaltını keşif süreciyle olur. Sorunu yaşayan insan, derinlerinde bir yerde çözümü de biliyordur ancak onu ortaya çıkartması için rehbere ihtiyaç duyabilir.

Çoğu zaman insanı şifalandıran, söylediklerinden öte söyleyemediklerinde gizlidir. İnsanın kendinin bile fark edemediklerini görmesi kalbini açmasıyla gerçekleşir.

 

*Gonca Kubat   

 

Geçmişin endişeleri, geleceğin kaygılarından arınmak için goncakubat.com da içsel dönüşüm sistemini inceleyebilir, sana özel uygulamalarla ilgili detaylı bilgi almak için aşağıdaki formu doldurabilirsin.

Adınız, Soyadınız

Telefon Numaranız (Başına 0 koyarak ve boşluk bırakmadan girin)

E-posta Adresiniz

Doğum Yılınız

Yaşadığınız Şehir

Probleminizden kısaca bahsedin

İçsel Dönüşüm Terapisti Gonca Kubat sizi problemlerinizden kurtulmaya ve hayatınıza pozitif bir yön vermeye davet ediyor. Gonca Kubat'tan Bireysel Seans alarak tüm sorunlarınızdan hızlıca kurtulmak için buraya tıklayın.

error: Content is protected !!