İyi İlişkiler Yaşamaktan Alıkoyan Sınırlayıcı İnanışlar

İlişkiler konusunda kendimize sınırlayıcı inançlar oluşturur, sonra da haklı çıkmanın gururuyla istediğimiz ilişkileri yaşamaktan kendimizi alıkoyarız.

Bu inançlar kendini gerçekleştiren kehanetler olmaya başlar da, fark etmeyiz bazen.

Yıllardır hem kız hem erkek tarafını da dinledikçe neden bir arada mutlu yaşayamadıklarını görüyorum.

Çalışmalarımızda önce, iyi bir ilişki yaşama konusunda akla gelen düşünceleri çıkartıyoruz. Bir kağıt kalem alıp “İyi bir ilişki yaşayamıyorum çünkü”, diyerek mantıksız, saçma, komik görünseler de zihindeki tüm düşünceleri yazıyor ve sonra bunların antitezlerine bakıyoruz. Seanslarda gündeme sıklıkla gelenlerden yola çıkalım.–    Kadınlar benden maddiyat istiyorlar, onlar bana ne verecek? Erkekler fiziğe bakıyor, benden istediğini aldıktan sonra gidiyor.

+   Evet, ilişkiler de bir alış-veriştir; hayat gibi, nefes alıp- verişimiz gibi. Ben maddiyat verirken karşımdaki bana ne verecek? Aslında eril enerji veren, dişi enerji alan taraftır. Bu durumda kadın değerliliğini hissederken, erkek yeterliliğini hisseder. Erkek ne verirse, kadın da onu bereketlendirip verecek. Belki para olarak değil, ancak erkek yükselen motivasyonuyla daha çok parayı çekebilecek güç, enerji, başarıya ulaşabilecektir. Mağara döneminde erkek avlar, getirir, kadın pişirirdi. Şimdi erkeğin avcılık yapması gerekmese de güncel versiyonuyla kadını doyurması bekleniyor. O yüzden bu durum erkeğin yemeğe çıkarması geleneği şeklinde sürüyor.

+   Kadınlar erkeklerin kendilerini dış görünüşe bakarak seçtiğini düşünürken, erkekler kadınların maddiyata baktığını söylüyor. Evet, iki taraf da haklı; çünkü bu seçimler içgüdüsel; kadın kendine ve çocuğuna bakabilecek bir erkek ve baba ararken, erkek güzel ve sağlıklı bir çocuk doğurabilecek kadın ve anne arar. Her ne kadar farklı düşündüğünü söylese de bu seçimler genlerde kayıtlı bilgiye göre yapılır. Burada rahatsız olmak yerine, empati yapmak önemli. İlk etapta buna göre seçim yapılsa da kendine güvenen bir kadın sadece maddiyat yüzünden bir ilişkiye devam etmez, ilgi, değer ve sevgi hissetmediği yerde kalmaz; kendine inanan bir erkek de sırf güzel diye bir kadınla uzun süreli bir ilişkiye girmez; güven, şefkat ve yeterliliğini hissetmek ister. Güzel kadınlar, zengin adamlar da aldatıldığına bu kriterler tek başına iyi ilişki için yeterli değil.

–    Aldatılmaktan korkuyorum, güvenmiyorum.

+    İyi bir ilişki yaşamak isteyen erkekler de kadınlar da sadakat ve güven bekliyor. Karşındaki aldatırsa ne olur seni kaybeder. Karşı taraf bunu bilirse, buna göre davranır. Zaten sana gereken önem ve değeri bilmeyenin de gitmesini kendini imha etmesi olarak düşünebilirsin. Bunun yanında güvenilir kadınlar/erkekler de var. Bunları hayatına seçip, çekebilirsin.

–     Erkekler/kadınlar duygularını, hislerini saklıyorlar. Duygusal bağ kuramıyoruz.

+    Duygusal bağ zamanla oluşur. Günümüzde insanlar önce fiziksel bağ kurup, sonra duygusal bağ kurmayı düşününce hayal kırıklıkları oluşuyor. İlişkiler de emek ve zamanla gelişiyor. İlişkiyi de bir çiçek olarak düşün. Ona gereken iklimi sunarsan o da açacaktır.

–    Bazen yalnız kalmak istiyorum. Kendi alanım olsun.

+   Evet, bu çok doğal. Kadın olsun, erkek olsun herkesin kendiyle baş başa kalması, arada içine dönmesi, kendini şarj edecek hobilerinin olması sağlıklı olandır. Zaten ilişkiyi dengeli tutan da budur.

–    Ya olmazsa, reddedilirsem, biterse, giderse…

+    Bir gün yaşadıklarından, yaşamadıklarına daha çok üzüleceksin. Evet, hayatına gelen bitebilir de, sürebilir de. Niye henüz gerçekleşmemiş şeyleri dert edip, anı yaşamıyorsun? Çoğu zaman düşündüklerini de kendine çektiğini fark et.

Yaşadığın her ilişki, hayatına giren herkes; tekamül yolculuğunda bana bir ders verip, seni üst seviyelere taşır. Kimse tesadüfen girmiyor hayatına, bazen kendinle yüzleşmen, geçmişini, yaşadıklarını şifalandırman için özellikle onları tetikleyen partnerleri çektiğini göreceksin bir üst boyuttan baktığında. Her şeyin misyonu vardır, biten, giden de miadını doldurmuştur. Bir diğer yandan kapanan bir kapı, başka kapıları da görmen için vesile olabilir.

–     Niye beni tercih etsin? Dışarıda daha güzel, daha varlıklı, daha iyileri var.

+    Başkalarıyla kendini kıyaslarsan varlığının eşsizliği görünmez olur. Herkesin kendince güzel özellikleri vardır; onları görmeyip olmayana odaklandığında deneyimin de o yönde olacaktır.

Bir başka açıdan önce sen kendini tercih edeceksin. İlişkide bazen kabul görmek, onaylanmak, sevilmek için; insan kendinden, özünden vazgeçer. Aslında dışında yaşadığın içindekinin yansımasıdır. Başkasından önce, kendinle iyi ilişki yaşamak için olmak istediğin şekilde kendini dönüştüreceksin.

İnsan kendini gerçekleştiremeyince bunun için ilişkiye de sığınır. Toplumda saygınlığı ilişkiyle kazanacağı zannıyla arar eşini. İşte bu noktada illüzyon içinde illüzyon oluşturur. Kafasında ideal bir ilişki ve eş tasarlar. Karşısına çıkanı da gerçekte olduğu şekliyle değil, olmasını istediği şekliyle düşünür ve olmayınca da yaşadığı hayal kırıklığıyla karşısındakini suçlar.

Herkesin sınırlayıcı inancı ve buna göre antitezi değişkenlik gösterebilir. Bazıları geçmişte yaşadıkları, kendi korkuları, bazıları da çevreden görüp duyduklarından.

Yukarıda sayılan ve daha nicesi sayılabilecek ilişkiler konusunda sınırlayıcı inançlar var, öyle ilişki yaşamaktan ürküten kadınlar, erkekler yok mu? Var. Peki, sen niye kalbini karartıyorsun, bırak onlar seçilmedikçe, kendine dönüp kalbini aydınlatmayı öğrensin.

İyiyi de kötüyü de besleyen biziz: düşüncelerimiz, davranışlarımız, inançlarımız, korkularımız, verdiğimiz değer…

İstemediklerine, korkularına odaklandıkça; onları çekme olasılığın artacak.

İlişkilerle ilgili daha derin sorunlarda; çocukluktan, geçmişten getirilen kök inançlar ve travmalar çıkar.  Bunların kaynaklarına inildiğinde korku ve çaresizliklerle yüzleşme sağlanarak, iyileşmeye giden yollar bulunur. Bilinçaltımıza her zaman kendi kendimize giremeyiz, duygularımızla yüzleşme cesareti gösteremeyiz. Bunun için uzmanlardan, güvendiğimiz kaynaklardan rehberlik almak yolculuğu kısaltıp, kolaylaştırır.

Her insanın kendince illüzyonu oluşmuştur. Bu illüzyonlar oluştuğu gibi bozulabilir de. İlişkilerde geçmişin etkisinden, hipnozundan çıkmak  için başvuru formunu doldurabilirsin.

Adınız, Soyadınız

Telefon Numaranız (Başına 0 koyarak ve boşluk bırakmadan girin)

E-posta Adresiniz

Doğum Yılınız

Yaşadığınız Şehir

Probleminizden kısaca bahsedin

İçsel Dönüşüm Terapisti Gonca Kubat sizi problemlerinizden kurtulmaya ve hayatınıza pozitif bir yön vermeye davet ediyor. Gonca Kubat'tan Bireysel Seans alarak tüm sorunlarınızdan hızlıca kurtulmak için buraya tıklayın.

error: Content is protected !!